İsteğiniz Yapılıyor.
Giriş Yap
Hakkımızda Künye Gizlilik Şartları Yardım İletişim

Oumuamua: İlk Yıldızlararası Nesne Bir Uzay Gemisi Mi? - bannygo.com

Oumuamua: İlk Yıldızlararası Nesne Bir Uzay Gemisi mi?

60932 kişi okudu
5 5

Oumuamua, yani başka bir yıldızdan gelen yeni bir ziyaretçi, araştırmacıların keşfettiği ve güneş sisteminden 57.000 mil / saat hızla uzaklaşan gizemli ve puro şeklinde olan nesne bilim adamlarını hangi tür olduğunu anlamaları konusunda kuşkuya düşürüyor.

Bu ilginç yıldızlararası nesne, kendi galaksimizden gelmiş olamaz çünkü bizim galaksi hızımıza göre çok daha hızlı hareket ediyordu. Onu güneşin etrafında dolaştıran ve yıldızlar arası uzaya “U” şeklinde geri yollayan bir hiperbolik yörüngede geziyordu.

Oumuamua Kuyruklu yıldız, Asteroit yada bir uzay gemisi mi?

Panoramik Anket Teleskopu ve Hızlı Tepki Sistemi (Pan-STARRS 1) teleskopunu kullanan Hawaii’deki gökbilimciler, ilk başta A/2017 U1 olarak tanımlanan garip cismi buldular. Ancak, Uluslararası Astronomik Birliği’ne göre adı değiştirilerek Hawaii’de “İzci” veya “İlk önce gelen ziyaretçi” anlamında kullanılan ‘Oumuamua’ adı verildi.

Oumuamua: Güneş sisteminin fotoğraflarla açıklanan 1. Yıldızlararası Ziyaretçisi.

Dünya Çapında Nesne Çalışmaları Merkezi Müdürü Paul Chodas, NASA’nın Kaliforniya’daki Pasadena’daki jet itici laboratuvarında yaptığı bir açıklamada “Bu ve benzeri türdeki nesnelerin var olduğu artık teorikleşmiştir. – Asteroitler veya yıldızlar arasında dolaşan ve ara sıra güneş sistemimizden geçen -  bu tip nesneler yâda kuyruklu yıldızlar açısından bu araştırma bir tespit niteliği taşıyor ve bu yüzden oldukça önemli.” dedi.

Araştırmacılar, Cismin yüzeyi herhangi bir cihazın göremeyeceği kadar kararmadan önce nesne hakkında daha fazla bilgi edinmek için “Oumuamua” nesnesine yönelik oldukça çok sayıda teleskop araştırması yaptılar.

İlk bulgulara göre Oumuamua, 1300 Feet (400 Metre) ile 2600 Feet (800 Metre) arasında değişen bir uzunluğa ve oldukça ince bir gövde yapısına sahipti. Bu rakamlar, standart bir kuyruklu yıldıza göre oldukça küçük kaldığından ve dış güneş sistemindeki soğuk ve küçük diğer nesnelere benzediğinden hatta detaylı incelendiğinde koyu kırmızı bir renge sahip olduğundan Bilim adamları bu nesnenin Lyra’nın takımyıldız’ının yönünden geldiğine karar verdi. Ancak hiç kimse tam olarak hangi sistemden çıktığını anlayamadı. Bu konu üzerinde araştırmalar hala devam etmektedir.

Peki bu olayların anlamı ne?

Oumuamua ilk tespit edildiğinde bir kuyruklu yıldız olarak sınıflandırıldı. Fakat kuyruklu yıldızların normalde güneş tarafından ısıtıldıklarında kuyruk kısmından bir parça bıraktığını ele aldığımızda, bu cisme benzer bir nesne bulunamadı ve Astronomların kendileriyle çelişmesine sebep oldu.

Bazı araştırmacılar bunun kayalık türü bir asteroit veya belki de yeni bir yıldızlararası nesne sınıfı olduğunu savundu.

Diğerleri Oumuamua’nın gezegensel bir minimalist olduğunu ya da normal kendi çekim sisteminden başka bir yer çekimi kuvveti ile sürüklenerek daha büyük bir gezegene dâhil edilen bir kaya yığını olduğunu iddia etti. Bu cismin parçalanmış bir kuyruklu yıldız olması ve gevşek bağlanmış toz taneciklerinin canavarca, aşırı kabarık bir toprak bütünü haline gelmesi de bazı gökbilimcilerin savunduğu tezler diyebiliriz.

Genel olarak, Bilimsel topluluktaki mevcut fikir birliği “Oumuamua” hakkında şöyle diyor. Bu nesne bir kuyruklu yıldızdır. Çünkü güneşten çekim kuvvetiyle tetikleniyor ve beklenenden biraz daha hızlı ilerliyorsa bunun başka açıklaması olamaz.

En muhtemel açıklama nesnenin bir kuyruklu yıldızın yaptığı gibi davranması ve onu itmeye yarayan jet türü malzemenin sahip olduğu partiküllerdir. Gözlemler, güneş sistemimizin üç kuyruklu yıldızından 10 kat daha yansıtıcı olduğunu gösteriyor. Çünkü Oumuamua’nın dışına taşan ve altındaki parlak buzu açığa çıkaran yüzeyi oldukça rahat görünebiliyordu.

Oumuamua Kuyruklu yıldız, Asteroit yada bir uzay gemisi mi?

Uzaydan gelen bir ziyaretçi olabilir mi?

Bir jet kalkış hareketi gibi ses çıkaran bu cisim neredeyse ‘Oumuamua’yı başka bir yıldızdan gelen yabancı bir ziyaretçi gibi duymamıza neden oldu.  Oumuamua sistemimizden oldukça hızlı bir şekilde geçtiğinden ve daha sonra da hızlandığından, bazı gökbilimciler bu ihtimalden etkilendiler. Dünya dışı zekâ arayışındaki (SET) araştırmacıları, nesneden normalin aksine (bir kez yerine) iki kez sızan potansiyel teknolojik sinyalleri dinledi. Her iki dinlemede de hiçbir şey duymadılar.

Oumuamua

Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Avi Loeb ve eş yazarı Shmuel Bialy ile birlikte ‘Oumuamua’nın ileri teknoloji ürünü bir medeniyetten gelmiş olabileceğini ve güneş fonlarını kullanarak bir tür itici güç sağlayan yapı geliştirdiklerini iddia eden hafif saldırgan bir fikir ürettiler.

Loeb, Oumuamua’nın yanlışlıkla sistemimize giren ve bir uzay çöplüğünün parçası olabileceğini veya potansiyel olarak bölgemizi kontrol etmek için gönderilen bir keşif gemisi olabileceği yönünde düşüncelerini yeniledi.

Space.com’a fikirlerini duyururken ilk kez “Bilim açık görüşlü olmalıdır.” Dedi.

Oumuamua’yı gördükten sonra, araştırmacılar diğer benzer nesneleri görmek için oldukça isteklendiler. Yale Üniversitesinde bir gökbilimci olan Greg Laughlin, Samanyolu boyunca sürüklenen trilyonlarca ‘Oumuamua’ benzeri varlıktan söz edilebileceğini ve bu tarz nesnelerin kendi başına yolculuğa çıkmamış olduğuna inandığını söylüyor.

Ortaya atılan tezlere ilişkin, Gökbilimciler daha fazla yıldızlararası nesne bulmak için uzun süre beklemek zorunda kalmayabilirler. Gelecek on yılın başlarında çevrimiçi olması planlanan Şili’deki Büyük Sinoptik Anket Teleskopu (LSST), gece saatlerinde gökyüzünü daha önce görülmemiş ayrıntılarla tarayacak ve başka ‘Oumuamua’ları da keşfedebilecek.

Yorumlar (1 )
Ziyaretçi Resmi
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsunuz. Yorumu Gönder
Tüm Yorumlar